Color
Background color
Background image
Border Color
Font Type
Font Size
  1. Beslenme Bozukluğu Nedir?


    Kimileri için sadece bir ihtiyaç kimileri içinse adeta bir zevktir yemek yemek. Ancak hepimiz hayatımızı idame ettirmek için beslenmek zorundayız. Özellikle çocukluk yaşlarında yapılan dengeli ve doğru beslenme çocuğun fiziksel ve bilişsel gelişimi için oldukça önemlidir. Büyüme ve gelişme yeterli ve dengeli beslenme ile sağlanır. Yeterli olarak protein, yağ, karbonhidrat alınmadığında beslenme bozukluğundan söz edilebilir.

    Beslenme Bozukluğunun Vücuttaki Etkileri


    Beslenme alışkanlığımızda bir dengesizlik varsa bu durumda iki sonuç karşımıza çıkacaktır. Birincisi aşırı karbonhidrat ağırlıklı beslenme ve yemek yeme sonucu kilo alma yani obezite diğeri ise yetersiz beslenme sonucu kilo kaybetme zayıflıktır. Her ikisi de istenmeyen bir durumdur. Yediğimiz gıdalarda yeterince protein, yağ ve karbonhidrat gibi değerler dengede olmadığında ortaya çıkan durumlardır. Peki, beslenme sorunları nedenleri nelerdir?

    Beslenme Sorunları Nedenleri Nelerdir?


    Öncelikle kişinin fiziksel bir muayenesinin yapılması gerekir. Yemek borusu ya da sindirim sistemi ayrıntılı olarak incelenmelidir. Eğer herhangi bir fiziksel sorun yok ise beslenme alışkanlıkları irdelenmelidir. Annelerinin en büyük sorunlarından biri çocuklarına yemek yedirememektir. Bunun altında çocuğun aç ya da tok olma durumunun gözden kaçırılması yatmaktadır. Çocuk açken yemek verilmeye çalışılmalıdır.

    Bir diğer nokta çocuğun tercihleri göz önünde bulundurulmamasıdır. Elbette ki fast-food gıdaları seviyor diye yedirelim demiyoruz ama çocuğunuzun sevmediği gıdaları değişik tariflerle sevdirmeye çalışabilirsiniz. Çocuğu aşırı derecede yemek yemek için zorlamak ters tepecek çocuğunuzun atıştırmalıklara yönelmesine neden olabilecektir. Peki, doğru beslenme nasıl olmalı? Çocuğumuza doğru beslenme alışkanlığı sağlamak için neler yapabiliriz?

    Doğru Beslenme Nasıl Olmalı?


    Çocukların acıktığı saatte yemek verilmeli, yemek yerken ilgiyi dağıtacak TV gibi unsurlardan kaçınılmalıdır. Yemeklerini hızlı yemeleri için zorlanmamalıdır. Çocuklarında midelerinin kapasiteleri vardır ve ancak bu ölçüde yiyebilirler. Bu nedenle annelerin aklındaki kadar değil ancak bu kapasite ölçüsünde yiyebilirler. Fazlası için zorlanmamalıdırlar.

    Dengeli beslenme için duyarlı olunmalı ancak besin seçimlerine de saygılı olunmalıdır. Örneğin çocuğunuz pırasa yemeğini sevmiyorsa pırasayı çorba içine katabilir ve şekilde çocuğunuzun damak tadına uygun hale getirebilirsiniz. Düzenli beslenme için öğünler düzenlenmeli, atıştırmalıklara izin verilmemeli ve öğünlerde de çocuğa seçim ve miktarda söz hakkı verilmelidir. Çocuğu yemek yediğinde ödüllendirmek yemediğinde ise cezalandırmakta yanlış bir tutumdur.

    [​IMG]

    Beslenme Bozukluğunun Olası Sonuçları


    Vücudumuzun kendi dengesi içerisinde düzenli çalışabilmesi için şüphesiz ki bizim üstümüze düşen en büyük görev onun ihtiyaç duyduğu bütün enerji, vitamin ve protein dengesini doğru sağlayacak biçimde beslenerek ona sunmamızdır. Beslenme bu açıdan değerlendirildiğinde oldukça önemlidir, ancak bundan daha önemlisi doğru beslenme şeklini yakalayarak vücudumuzun ihtiyaç duyduğu miktar ve aldığımız besinler arasında yeterlilik sağlayabilmektir. Bunun dışında kalan her beslenme şekli bozuk beslenme olarak tanımlanabilir.

    Bozuk beslenme denildiğinde ilk zihnimizde canlanan yetersiz beslenme olsa da, aşırı beslenme de bir beslenme bozukluğudur ve beslenme bozuklukları sonucu ihtiyacı olan veya ihtiyacı olduğundan daha fazla besin maddesi alan vücudumuzda çeşitli rahatsızlıklar oluşması kaçınılmaz olacaktır.

    Yetersiz Beslenme Sonucu Oluşan Rahatsızlıklar


    Anemi halk dilinde kansızlık yetersiz beslenme sonucu en yaygın görülen hastalıktır. Vücuda alınan besinlerle vücudun ihtiyacı olan demir minareli doyurulamadığında, kanda bulunan demir miktarının düşmesi sonucu oluşan rahatsızlıktır. Özellikle çocuklarda ve kadınlarda daha çok görülen bu rahatsızlığın belirtileri arasında yorgunluk, uykusuzluk, çarpıntı, deride ve gözlerin iç çevresinde solukluk vardır. Bu hastalık tedavi edilmediği takdirde, küçük çocuklarda büyüme geriliğinin yaşanmasına, yetişkinlerde kronik yorgunluğa neden olacaktır.

    İyot yetersizliğine bağlı olarak büyüme ve gelişmede gerileme, beyinde ve sinir sisteminin iletiminde yavaşlama, tiroid hormonunun eksik salgılanması gibi rahatsızlıklar görülür. Zekâ geriliği de iyot yetersizliğinden kaynaklanabilecek rahatsızlıklardandır. Raşitizm, yetersiz D vitaminine bağlı olarak özellikle çocuklarda görülen bir rahatsızlıktır. Raşitizmin önüne geçebilmek için kalsiyum içeren besinlere ağırlık vermek gereklidir.

    Körlük de maalesef vitamin eksikliğine bağlı olarak yaşayabileceğimiz rahatsızlıkların içindedir. Özellikle A vitamini eksikliğinden kaynaklanır. Osteoporoz genellikle daha ileri yaşlarda ve özellikle bayanlarda daha sık görülen bir beslenme yetersizliği hastalığıdır. Kemiklerde artan kalsiyum kaybına bağlı olarak görülen deformasyonlar ve kemiğin daha kolay kırılır hala gelmesi durumudur. Menepoza giren bayanlar özellikle bu hastalık açısından risk grubunu oluştururlar.

    Aşırı Beslenme Sonucu Oluşan Rahatsızlıklar


    Bu hastalıkların içinde ilk sırada hepimizin son on yılda daha fazla duyduğu ve artık çok fazla yaygınlaşması nedeniyle bakanlık düzeyinde önlemler geliştirilen obezite gelmektedir. Obezite tamamen beslenme bozukluğundan kaynaklanan ve vücut için birçok hastalığın kaynağını oluşturan bir hastalıktır. Diyabet de, genetik faktörü hiç göz ardı edilmeden en büyük nedeniyse aşırı ve yanlış beslenme sonucu yakalanma riskimizin yüksek olduğu bir hastalıktır. Yine kalp ve damar yolları rahatsızlıkları, sindirim sistemi rahatsızlıkları aşırı beslenme sonucu hepimiz için büyük tehdit oluşturmaktadırlar.
  2. Defne Yaprağı Faydaları Nelerdir?

    Hoş kokusu ve aroması ile pek çok kişinin severek tükettiği defne yaprağı oldukça da faydalı bir bitkidir. Özellikle yemeklere harika bir tat vermekte, mükemmel bir aroma kazandırmaktadır. Et ve balık yemekleri defne yaprağının kullanıldığı mükemmel lezzetlerden biri. Ünlü lokantalar da bu leziz ve şifalı bitkinin yaprağını bolca kullanmaktadır. Defne yaprağının saç bakımında, özellikle kadınların şampuan sonrası saçlarına sürdükleri koruyucu kremlerin içinde defne yaprağı bulunması saçlarınıza hem enerji hem de dolgunluk katacaktır.


    Doğası gereği saçların ihtiyacı olan B ve C vitaminlerinden bu bitki vasıtasıyla eğer kreminiz defne yaprağı özü içeriyorsa fazlasıyla faydalanacaktır. Mutfakların vazgeçilmezi, özellikle de Akdeniz mutfağında sık sık kullanılan yemeklere enfes bir tat katan defne yaprağı son zamanlarda da faydaları ile adından söz ettirmektedir. Yurt dışında bulunan ülkelerde de ünlü restoranların vazgeçilmez bitkilerinden biri olmuştur.

    Defne Yaprağının İyi Gelen Özellikleri ve Kullanım Alanları
    • Baş ağrılarına özellikle migren hastalarına doktorlar tarafından kullanımı önerilir.
    • Saçların günlük hacmini yakalamasına ve köklerini sağlamlaştırmasında etken rol oynar.
    • Terletmesi sayesinde bakteri ve mikropların vücuttan atımına yardımcı olur.
    • Ateş düşürücü etkisinin yanında harika bir doğal antibiyotiktir.
    • Adet kanamasını düzene sokar ve geciken adeti peryodik düzene girmesini sağlar.
    • Zayıflamaya yardımcı olur. Yağ yakımında etkilidir ve Kolesterolü dengeler.
    • Astım ve benzeri nefes darlığı yaşanan hastalıklara nefes açarak iyi gelir.
    • Romantizma ve eklem ağrılarında ağrı ve sızıları düşürür.
    • Cilt kurumasına oldukça etkili bir çözümdür bir çok nemlendirici yapımında defne yaprağı kullanılır.
    • Her türlü ağrıya iyi geldiği gibi diş sızlamalarının ve kulak ağrılarının 1 numaralı doğal dermanıdır.
    • Cildi güzel göstermede ve parlayan ve refresh gözüken bir cilt için eşsiz bir okadar da ucuz bir alternatiftir.

    Defne Yaprağı Hangi Hastalıklara İyi Gelir?

    Grip, soğuk algınlığı gibi kış rahatsızlıklarının da önlenmesinde etkin rol almaktadır. İdrar söktürücü görevi bulunmaktadır. Balgam sökücü özelliği ile gribin def edilmesinde faydalıdır. Astım gibi solunum hastalıklarına da fayda sağlar Kolesterolü düşürücü etkisi de bulunmaktadır. Bu yaprak aynı zamanda yaraları kısa sürede iyileştirmekte, açık yaraların da çabuk kapanmasında etkin rol almaktadır. Defne yaprağı nasıl kullanılır diyenler için birçok yöntemi olduğundan bahsetmeliyiz.


    Defne Yaprağının cildi gençleştirme özelliği de bulunmaktadır. Kolesterolü düşürücü etkisi de bilinmektedir. Kuru cilt tipine sahip olan kişiler için de oldukça faydalıdır. Mikroplarla savaşma, bakteri enfeksiyonlarını engelleme konusunda oldukça faydalıdır. Kulak ağrılarına da iyi gelmektedir. Artrit gibi kemik hastalıklarının iyileşmesinde de etkilidir. Sedef, egzama gibi el ve vücutta çıkan yaralar için de oldukça faydalıdır.

    Defne Yaprağı Zayıflatırmı?

    Defne Yaprağı basen bölgesinde selülitlerin oluşmasında ve yine simit bölgesindeki orantısız şişkinlik için hint mutfağında özellikle doğal şifa yöntemleri ve alternatif tıp tekniklerinde oldukça fazla kullanılan bir bitki özelliğini taşır. Doğu kültüründe sık rastladığımız masaj ile zayıflama yöntemlerinde kullanılan aromatik yağların ana maddelerinden biri de defne yaprağıdır. Vücuda yedirilerek uygulanan bu terapi şeklinde defne yapraklarının özü basen ve bel bölgesi tarafından emilerek vücuda nüfuz eder. İçerdiği yapı maddesi itibariyle inceltme ve sıkılaştırma işini çok iyi yapan defne yaprağı kesinlikle zayıflama kürlerinde de yerini alır.

    Defne Yaprağı Çayı Nasıl Hazırlanır?

    Oldukça faydalı olan defne yaprağının çay tarifi de 2 şekilde hazırlanabilir. Defne yaprağı nasıl demlenir diyenler için çayın tarifine geçelim. 1. yöntem de bir büyük bardak su 3 defne yaprağı ile birlikte kaynatılır. Kaynadıktan sonra ocağın altı kapatılarak 5 dakika demlenmesi beklenir.
    [​IMG]


    2. Yöntemde ise öncelikle bir bardak büyük su kaynatılıp ocak altı kapatılır. Ardından 3 ile 4 adet defne yaprağı bardak içerisine ilave edilerek bardak ağzı kapalı şekilde 10 dakika kadar demlenmeye bırakılır. Öksürük için kullanılan defne yaprağı çayı oldukça etkilidir.
  3. Dengeli Beslenme Nedir?


    Beslenme ile sağlık arasında doğru orantılı bir ilişki vardır. Eğer dengeli ve düzenli besleniyor iseniz fiziki ve ruhsal sağlığınızda iyidir. Ama beslenme bozukluğu yaşıyorsanız, düzenli beslenemiyorsanız bilin ki sağlığınızda olumsuz bir yöne doğru gidecektir.

    Dengeli Beslenme Listesi :


    • Ciltleri, saçları sağlıklı ve parlaktır.
    • Gelişimleri normaldir.
    • İlaç kullanımları oldukça düşüktür, kolaylıkla hastalanmazlar.
    • Hafızaları iyi olur. Bedensel ve zihinsel anlamda zindedirler.
    • Yaşam standartları yüksektir. Uzun yaşarlar.
    • Hücreleri kolayca yenilenir, bağışıklık sistemleri kuvvetlidir.
    • Beden ve ruh sağlıkları iyi olduğu için genel anlamda hayatta başarılıdırlar.
    • Kuvvetli ve gelişimi normal kaslara sahip olurlar.
    • Hareketli ve esnek bedene sahiptirler.
    • Çalışmaya istekli kişilikleri olur.
    • Uygun boy ve kilo oranına sahiptirler.

    Dengesiz Beslenme Sonucu Oluşan Hastalıklar :


    • Sağlıksız ve genellikle hasta bir vücuda sahiptirler. İlaç kullanımları da yüksektir.
    • Bedensel ve zihinsel anlamda ağır olurlar. Hareketleri de ağır ve isteksizdir.
    • Cilt yapıları çok sağlıklı değildir.
    • Gelişimleri geç olur, kas gelişimleri normal değildir.
    • Yaşam standartları yüksek değildir. Hayatlarında büyük başarılara rastlanmaz.
    • Genelde yorgun ve halsiz bir haldedirler, çalışmaya çok da istekli bir yapıları yoktur.

    Dengeli Beslenme Önerileri


    • Su tüketimi çok önemlidir. Günde en az 2 litre su tüketilmelidir.
    • Gün içerisinde öğünler ve ara öğünlere dikkat etmek ve atlamamak gerekir özellikle kahvaltılara.
    • Organik ve doğal beslenmeye çalışmak önemlidir. Örneğin; pirinç yerine bulguru koyarak, beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, hazır yoğurt yerine ev yapımı yoğurt, paketlenmiş işlenmiş hazır gıdaları olabildiğince hayattan çıkararak vs.
    • Egzersizlerin zamanına dikkat etmek ve vücut için doğru egzersizleri uygulamak gerekir.
    • Tuz ve şeker kullanımını olabildiğince minimum seviyeye indirmek önemlidir.
    • Kızartılmış yiyecekler yerine haşlanmış ve fırında pişirilmiş besinleri tüketmek daha sağlıklıdır.
    • Margarin gibi doymuş yağ kullanımını azaltmalı zeytinyağı ve tereyağını mutfağa dâhil etmek gerekir.
    • Sebze ve meyvelerin tüketimini arttırmak gerekir. sofralarımız da daha fazla yeşillikler bulundurmalı, salata ve sebze yemeklerini artırmalıyız.
    • Sık sık, yavaş ve uzun süre çiğneyerek yemekleri yemeliyiz. Hızlı bir şekilde ve büyük lokmalar ve aşırı yağlı yiyecekler yememeliyiz.

    Beslenme Bozukluğunun Yol Açtığı Hastalıklar ve Korunma Yolları


    Fazla kilolu olma veya aşırı zayıf olma hali vücudumuzun sağlık açısından uyarı verdiğini gösterir. Tüketim kültürünün çok hızlı bir şekilde yayıldığı günümüz dünyasında obezite büyük bir sağlık problemi teşkil etmektedir. Hakeza aşırı zayıflık durumu dünyada kaynakların dengesiz dağılımı sonucunda beslenme bozukluğundan ötürü doğan hastalıkların habercisidir.

    Beslenme düzeni o kadar önemlidir ki, annenin düzensiz ve yanlış beslenmesi bebeğin tüm hayatını kalıtsal olarak etkileyebilir. Yapılan araştırmalar yetişkinlerde görülen diyabet, obezite, ciğer hastalıkları gibi rahatsızlıkların anne karnındayken, annenin beslenme bozukluğundan kaynaklandığını göstermektedir. Aşırı fast- food beslenme, sürekli dışarıda yemek yeme, öğünleri geçiştirme, vitaminleri düzenli olarak ve vücudun ihtiyacı kadar almama, çok fazla kafein içeren içecekler kullanma, alkolü sık kullanmak gibi durumlar sağlığın gidişatını olumsuz etkilemektedir.

    Sık görülen beslenme bozukluğunun yol açtığı hastalıklar şunlardır; raşitizm(kemik hastalığı), ülser, gastrit, tüm ciğer hastalıkları, Alzheimer, diyabet, bronşit, kansızlık, iyot yetersizliği hastalıkları, diş çürükleri, osteoporoz, epilepsi, böbrek hastalıkları, kanser, kalp hastalıkları, cilt hastalıkları, düşük tansiyon, yüksek tansiyon, ishal, vitamin eksiklikleri, glokom hastalığı, kemik erimesi, anoreksia, beyin tümörü, enfeksiyon hastalıkları, damar sertliği, göğüs hastalıkları, kısırlık, marasmus, çölyak hastalığı, anemi, burun kanaması, çarpıntı, çiller, çocuk felci, havale, brucella, malta humması, çiftçi hastalıkları, botulizm, boğaz sorunları, göz tansiyonu, baş ağrısı, guatr, gece körlüğü, egzama, depresyon gibi hastalıklara sebep olur.

    Beslenme bozukluğunun sebep olduğu bu hastalıklardan kendimizi koruyabilmemiz için öncelikle beslenme düzenimize, beslenme alışkanlıklarımıza çok dikkat etmemiz gerekiyor. Beden sağlığımızı ve ruh sağlığımızı korumak ancak dengeli ve düzenli beslenme ile sağlanabilir. Tütün ürünleri, alkol ürünleri, kafein içeren şeyleri, abur cuburu hayatımızdan tamamen çıkartmalı ve doğal yiyeceklere yönelmeliyiz. Olabildiğince az dışarıdan yemeli ve ev yemeklerine dönmeliyiz.

    Toplumda sağlıklı bireylerin olması için anne adayları özellikle beslenmelerine dikkat etmeli, bebeğinin ve kendisinin sağlığını tehdit eden tüm unsurları hayatından çıkarabilmelidir. Vitamin ve mineral eksikliklerine çok dikkat etmeli ve vücudumuzun ihtiyacına binaen eksiklikleri karşılamalıyız. Çünkü hayat hastalıklar ile zaman kaybedemeyeceğimiz kadar kısa.
  4. Metabolizma Nedir? Metabolizma Hızı Değişkenleri


    Son zamanlarda özellikle kilo problemi yaşayan ve bu sorundan kurtulma çabası içinde olan kişilerin en çok duyduğu sözcük metabolizma, en çok duyduğu cümle ise kuşkusuz ki metabolizmanı hızlandırman lazımdır. Metabolizma nedir ve hızlandırmak mümkün müdür? En yalın tabiriyle metabolizma, vücudumuzun temel ihtiyaçlarını karşılamak için yaktığı enerji miktarı olarak tanımlayabiliriz. Vücudumuzun hareket halinde olmadığımız zamanlarda hatta uykuda bile çalıştığını biliyoruz. İşte tüm bu döngü içerisinde yaktığımız enerjiyi hızlı yakabiliyorsak, metabolizmamız hızlı yok daha yavaş yakıyorsak da yavaş metabolizmayı sahip insanlar olarak tanımlanıyoruz.


    [​IMG]


    Kişiden kişiye birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösteren metabolizma hızına ilişkin, metabolizma hızı yani enerji yakımı fazla olan kişiler için şanslı sıfatını kullanmak şüphesiz ki yanlış olmayacaktır. Hatta bu insanalar o kadar şanslı insanlardırlar ki kilo problemi yaşayan insanların duyduklarında ister istemez biraz kıskançlık hissetmelerini sağlayan, ne kadar yersem yiyeyim vücudum yakıyor kilo alamıyorum cümlelerini sadece onlardan duyabilirsiniz.

    Metabolizma Hızını Belirleyenler?


    Metabolizma hızı, yaşa, cinsiyete, hava şartlarına, beslenme şekline, hastalıklara ve genetik faktörlere göre değişiklik gösterebilir. Her yaş grubu için metabolizma hızı farklıdır. Özellikle 15-30 yaş arası metabolizmanın en hızlı çalıştığı aralıktır. 30 yaşından sonra gittikçe düşmeye başlar. Bayanlarda istisnai durum olarak, hamilelik döneminde ve menopoza girildiği dönemde metabolizma tekrar hızlanır. Erkek ve bayanlar arasında vücudumuzun yapısı açısından farklılıklar ve erkeklerin vücudunda bulunan kas oranı fazlalığı göz önüne alındığında elbette ki erkeklerin metabolizma hızı kadınlara oranla son derece fazladır. Beslenme açısından protein ağırlıklı beslenen kişilerin daha hızlı bir metabolizmaya sahip olduğu gözlenmiştir. Ailenin geçmiş hikâyesi de metabolizma hızı üzerinde son derece etkilidir.

    Metabolizma hızının genel anlamda düşük olduğu ailelerde kilo probleminin daha çok olduğu gözlemlenmiştir. Vücudun salgıladığı hormonlara bağlı rahatsızlıklar da metabolizma hızını değiştirebilir. Tiroit bezlerinin hızlı çalışması, daha hızlı çalışan bir metabolizmayı tetikleyecektir. Son olarak da sıcaklığın yüksek olduğu bölgelerde yaşayan insanların metabolizma hızlarının, soğuk bölgelerde yaşayan insanlara oranla daha yüksek olduğu yapılan çalışmalarda gözlemlenmiştir.

    Metabolizma Nasıl Hızlandırılır?


    Kilo problemimiz varsa ve sağlıklı bir şekilde kilo vermeye karar vermişseniz, çözüm için ilk aşama buna neden olabilecek faktörleri araştırmaktan geçiyor. Kilo almış olma nedenlerinizin içinde hastalığa bağlı bir durum varsa öncelikle tedavi sürecinin başlaması gerekmekte. Ama yapılan testler sonucunda herhangi bir hastalığınızın olmadığı söylenip, metabolizma hızınızın düşük olduğu söylenirse panik yapmanıza hiç gerek yok. Düşük olan metabolizma hızını hızlandırabilmek elbette ki mümkün.

    Metabolizmamızı Hızlandırmak İçin Neler Yapmalıyız?


    Öncelikle güne nasıl başladığınızı bir kez daha gözden geçirmekte fayda var? Güne 1 bardak ılık hatta mümkünse limonlu su içerek başlamak kan dolaşımını da hızlandıracağından metabolizmanızın hızlanmasına etki edecektir. Kahvaltının gün içinde ki en önemli öğün olduğunu hepimiz biliyoruz, daha hızlı çalışan bir metabolizma içinse olmazsa olmaz altın öğün. Her sabah kahvaltınızı düzenli yapmalısınız. Gün içinde de aç kalmadan az ama sık sık yemek metabolizma hızını etkileyen önemli bir faktör. Gün içerisinde bol sıvı tüketmek de son derece önemli.

    Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu en az 2lt suyu içmeye çabalayın, üstüne de bitki çayları yağ yakımını artırıcı özelliği olan taze sıkılmış meyve sularıyla desteklemek gerekir. Az ama sık sık beslenirken yediğimiz besinlere de dikkat etmemiz, karbonhidrat ağırlıklı besinlerden kaçmak onun yerine protein ağırlıklı beslenmeye geçiş yapmalıyız. Bu sayede hem kaslarımızın beslenmesini sağlar, hem de metabolizma hızımızı hızlandırabiliriz.

    Vücudumuzda ki kas oranını arttırmalı ve daha çok hareket etmeye başlamalıyız. Lifli gıdalara hayatımızda daha çok yer açmamız gerekir, tok tutma özelliği daha fazladır ve yağ emilimini azaltarak metabolizma hızına olumlu etki eder. Dolayısıyla metabolizma hızını arttırmak için daha çok sebze ve meyve tüketmeliyiz. C vitamininin idrar söktürücü etkisinden, boşaltım sistemimizi hızlandırması için mutlaka faydalanmalı, özellikle ara öğünlerde C vitamini açısından zengin meyveleri tercih etmeliyiz.


    Hayatımızda düzenli spor kadar, vücudu şaşırtacak ara spor zamanları eklemeliyiz. Bu ara spor zamanlarında yüksek tempoda yapılacak olan yürüyüşler metabolizma hızını arttıracaktır. Yemek saatinizi erkene çekmek ve hazırladığınız yemeklerde metabolizmayı hızlandırdığı bilinen baharatları kullanmanız da metabolizmanızı hızlandırarak kilo verme sürecinde size destek olacaktır.
  5. Diyet Mi, Detoks mu?


    Baharla, havaların ısınmasıyla birlikte birçok insanın panik hali de başlar. Kışın iyiden iyiye daha kalın kıyafetlerin sayesinde gizleyebildiğimiz o alınmış birkaç kilo fazlalıktan hemen, çok hızlı bir şekilde kurtulmak lazımdır. Diyet listeleri çıkartılır, hızlı kilo vermenin yolları araştırılır. Detoks işte tam da bu alanda hayatımıza yeni girmiş tanımlamalardandır. Özellikle kilo vermeyi hızlandıran detoks programları yaz mevsimine girmeden hepimiz için oldukça dikkat çekicidir. Diyetlerin daha uzun vadeye yayılması nedeniyle daha çok tercih edilen detoks programları güvenli midir? Yapılan detoks programları sayesinde zayıflamak mümkün müdür? Bu şekilde sağlıklı kilo verilebilir mi?

    Detoks Nedir?


    Kısaca vücudumuza çeşitli yollarla giren artık maddelerden kurtulmak olarak özetlenebilir. Vücudumuzda mecburen yediğimiz yiyecekler ve maruz kaldığımız çevresel faktörler sonucunda doğal olmayan toksinler birikebilmektedir. Bir diğer neden ise, kişisel alışkanlıklarımıza bağlı olarak yaşadığımız hayat şeklinden kaynaklanan birikimler de olabilir. Alkol, sigara vb... maddeler kullanımı birikecek olan toksik madde miktarını arttıracaktır. Kısacası hepimizim kendi yaşam tarzına ve ihtiyaçlarına göre belirlenecek olan bir arınmaya, vücudundan bu toksinleri uzaklaştırmaya ihtiyacı vardır. Detoks programı bu amaca hizmet eder. Asıl amacı vücudunuzu ve zihninizi arındırmaktır.

    Diyet Nedir?


    Diyet ise, sağlık, bağımlılık, hastalık, dini, vb nedenlerle beslenme düzeninizi belirli kuralları gözeterek belirli besin gruplarının tüketilmesi veya tüketilmemesi üzerine kurulmasıdır. Diyet yapılmasının altında ağırlıklı yatan neden fazla kilo problemidir. Birçok insan tarafından yanlış beslenme düzeninden kaynaklanan fazla kilo probleminin çözümü olarak görülen diyetin, öncelikle sağlıklı beslenmeyi öğrenmek demek olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Alanında uzman kişilerce oluşturulmuş diyet programları, kişisel bütün faktörler gözetilerek kişiye özel hazırlanır. Bundan dolayıdır ki, herkesin bilinen bütün diyet programlarından etkin çözüm alabilmesi mümkün değildir.

    Detoks Diyetleri


    Diyet ve detoks arasında ki farkların belirlenmesi ve sınırlarının çizilmesi ikisinin kullanım amacı açısından yanlış anlamaların ortadan kalkmasını sağlayacaktır. Her ikisinin de uzman kişiler tarafından kişiye özel hazırlanması gereklidir. Ancak kilo vermek için diyet programlarını, vücudumuza nefes aldırabilmek ve birikmiş olan toksinlerimize veda etmek için kendimize uygun olan detoks programını tercih etmeliyiz.

    Vücudumuz çeşitli yollarla örneğin nefes alma sırasında ya da yediğimiz besinlerle zararlı maddeler birikir. Detoks nedir, sorusu işte burada cevaplanıyor. Detoks, işte çeşitli yollarla aldığımız ve atılmayı bekleyen bu atıklardan arınmadır. Detoksta en önemli noktalardan biri zararlı örneğin asitli içecekler gibi gıdalardan uzak durmak ve doğal beslenmeye öncelik vermektir. Kısaca beslenme alışkanlıklarını değiştirmek hazır gıdalara, asitli içeceklere, kızartmalara hoşça kal deyip tavuk, hindi, balık ve deniz ürünleri gibi gıdalara ve sebze ve meyveye merhaba demektir.

    Sağlıklı Detoks Önerileri Nelerdir?


    Öncelikle mümkünse yediğiniz gıdaların organik olmasına dikkat edin. Örneğin tavuğu veya yumurtayı marketten değil pazardan köy ürünü satan yerlerden alın. Detoks toksinlerin dışarı atılmasıdır bu nedenle karaciğerinizi destekleyen gıdalar tüketmeyi tercih edin. Detoks diyetinin vazgeçilmez unsurlarından biri de şüphesiz sudur. Sizde en az 2 litre su içmelisiniz. Mümkün olduğunca egzersiz yaparak detoksunuzu destekleyin. Bu şekilde hem zinde kalacak hem de ter ile toksinleri atacaksınız.

    Detoks Etkisi Yapan Yiyecekler Nelerdir?


    En başta yeşil yapraklı sebzeler gelir. Örneğin lahana, ıspanak, maydanoz, pazı, marul ve su teresi gibi sebzelerdir. Detoksumuzda karaciğeri desteklemek için protein içeren besinler tüketmeliyiz. Bunlar arasında yumurta, tavuk, hindi, balık ve kabuklu deniz ürünlerini sayabiliriz. Bunların yanında ahududu, böğürtlen ve yaban mersini gibi antioksidan yiyecekler tüketmelisiniz.

    Detoks Etkisi Yapan İçecekler


    Detoks İçeceği denildiğinde en başta aklımıza elbette yeşil çay yani diğer bir ismiyle detoks çayı gelmektedir. Çok iyi bir antioksidan olmasının yanında bağışıklık sistemini de güçlendiriyor. Ayrıca karaciğerin görevini daha iyi yapmasına yardımcı oluyor. Bir diğer mucizevi içecek limondur. Hepimizin bildiği gibi C vitamini açısından oldukça zengindir. Her sabah bir bardak ılık limonlu su sindirimi harekete geçirir. Greyfurt ise içerdiği yüksek oranda besin ve liflerle detoks için oldukça uygun bir meyve. Greyfurt suyu vücutta biriken su ve zehirli atıkların uzaklaştırılmasını sağlıyor. Elbette ki detoksta vaz geçemeyeceğimiz en önemli içeceklerden biri de sudur. Su çoğunlukla basit olarak görülse de tüm organlarımızın çalışması için son derece önemlidir. Su vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlar. Böbreklerin sağlıklı çalışması içinde yeterince su içilmesi gerekir.
  6. 12 İle 17 Yaş Arası Çocuklar İçin Diyet Programları Nasıl Olmalıdır?


    Her yaş dönemindeki çocukların mutlaka yoğurt ve süt tüketmesi gerekir. Okul hayatına başlayan çocukların beslenme programlarını takip etmek daha zorlaşmaktadır. Çocukların hem sağlıklı beslenmesi hem de doğal gıdalar tüketmeleri için evde yemek hazırlanmasına önem verilmelidir.

    Okula götürecekleri 2 ince dilim ekmek ya da 1 sandviç ekmeğin arasına 1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir, salatalık ya da domates konulabilir. Sağlıklı zayıflama için altın kuralara uyulmalıdır. Kahvaltı günün en önemli öğünü olduğundan çocukların mükemmel şekilde yapmalarına önem verilmelidir. Özellikle Fast Food ve Abur Cubur dediğimiz tarzda (Kola, Cips, Çikolata, Şeker, Bisküvi, Tuzlu Yemişler) gibi parlak, şekerli ve asitli yiyecek ve içeceklere olan ilgisini hepimiz biliyoruz. Dikkat edilmesi gereken nokta, çocuklarınıza bu ürünler ile ödüllendirirken bunu kesinlikle bir rutine oturtmanız. Disiplini ve yeterli ölçüyü tutturabildiğiniz noktada çocuğunuzun gerekli enerjiyi yeterinden fazla almamasını engeller ve düzene koymuş olursunuz. Çocuklarınızın erişemeyeceği yerleri tercih etmeniz bu durumda önemli bir yer teşkil ediyor. Bu ürünlerin yerine onları daha çok meyve ve sebzeye katı hatta sıvı olarak alıştırmanızı öneriyoruz.

    Çocuklara uygulanan besin programlarında öğünlerin çok büyük önemi var. Özellikle vücutlarının gerekli düzeni ve disiplini sağlayabilmeleri açısından doğru saatlerde, doğru öğünlerin, doğru besinler ile yapılması çok önemli. Örneğin kahvaltı öğününde mutlaka da meyve de yer almalıdır. 12 ile 17 yaş grubunda olan çocuklarda kilo fazlalığı mevcutsa diyetisyen eşliğinde beslenilmelidir. Çocukların boyu bu dönemde uzadığı için spor mutlaka hayatlarında olmalıdır. Abur cubur tüketimi yasaklanmalıdır.

    Çocuk Kahvaltı Menüsü


    Günde 1800 ile 2250 kalori alınması gerekmektedir. Sabahları 68 kalori içeren 1 adet yumurta, 1 kibrit kutusu peynir tüketilebilir. 2 ile 4 küçük dilim arasında 140 ile 280 kal içeren ekmek yenilmesi de diyet menülerinde yer alabilir. 120 kalori olan 1 bardak süt de diyet menülerinin vazgeçilmezidir. Diyetler dikkatle yapılmalıdır. 1 ile 2 yemek kaşığı bal, pekmez, reçel tüketilmelidir. 1 domates ya da portakal tüketilmeli.

    Çocuk Öğle Yemeği Menüsü


    Etli sebze yemeği 1 porsiyon olarak tüketilebilir. 150 ile 210 kalori arasında olan 3 adet köfte de tüketilebilir. 1 bardak ayran ya da yarım kase yoğurt da 70 ile 80 kalori arasında olmaktadır. 1 porsiyon meyve ya da tatlı tüketilebilir. Göbek eritme diyeti de çocuklar da uygulanabilir. 2 ile maksimum 4 ekmek tüketilebilir.

    Çocuk Akşam Yemeği Menüsü


    150 ile 200 kalori arasında 1 porsiyon etli sebze yemeği, 450 kalori olan pilav, makarna, börek tüketilebilir. 30 ile 50 kalori arasında salata, 1 bardak ayran yarım kase yoğurtla eşit olan 65 ile 80 kalori arasında besin içermektedir. Zayıflama yollarına özen gösterilmelidir. 2 ile 4 dilim ekmek tüketilmesine de izin verilir. Bu yaş grubunda olan kızlar tatlı, ekmek ve tahılların yarısını tüketmelidir.
  7. Diyet Programı Hazırlamak


    Öncelikle bilinmelidir ki her kişinin diyet listesi birbirinden farklı içeriklerdedir. Diyet programı hazırlanırken kişinin yaşı, boyu, kilosu, yaşam şekli, hareketlilik düzeyi, uyku düzeni, yemek düzeni gibi tüm faktörler göz önünde bulundurulmaktadır. Diyet programları hazırlamadan önce uzmanlar artık kişilerin tam kan sonuçlarına bakmaktadırlar. Burada troid, şeker, insilün direnci gibi kronik rahatsızlıklar tespit edilmektedir. Hazırlanan diyet programı içeriğinde bu faktörlere de dikkat edilmektedir. Diyet programı hazırlanacak kişinin yaşam şeklinde hareket yok ise kişiye mutlaka en azından günde bir saat yürüyüş yapması önerilmektedir. Diyetle birlikte hareketin de başlıyor olması ile başarılı ve kısa sürede sağlıklı zayıflama elde edilmeye başlanacaktır.

    Diyet Programlarının İçerikleri


    Diyet programlarının içerikleri öncelikle kişinin almış olduğu kalorinin, harcamış olduğu kaloriden daha az olmasının sağlanması esasına dayanmaktadır. Kişinin sağlık ve yaşam koşulları da dikkate alınarak hazırlanan diyetlerde kalori hesaplama mutlaka yer almaktadır.

    Bir diyetisyene zayıflamak istiyorum diye gittiğinizde hemen sizin elinize bir liste verip göndermemelidir. Herkese uygulanan standart bir diyet listesi mümkün değildir. Öncelikle sizin bir hafta boyunca tüm yedikleriniz not etmeniz istenecektir. Günlük ortala almış olduğunuz kalori miktarı ve beslenme alışkanlıklarınız belirlendikten sonra diyetisyeninizle size özel diyet programını hazırlamaya başlarsınız. Ayrıca varsa kronik rahatsızlıklarınız da dikkate alınmaktadır.

    Diyet Programını Uygularken Dikkat Edilmesi Gerekenler


    Size özel diyet programınızı aldıktan sonra uygularken bazı önemli noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir. Öncelikle sağlık ve sonrasında zayıflamak için günlük su tüketim miktarınızın 2,5 litre civarında olması gerekmektedir. Gün içerisinde almış olduğunuz diğer sıvıları bu ölçü içine katmayınız. Öğünlerin saatlerine özen gösterilmesi gerekmektedir. Diyetisyeninizin önerdiği saatleri geçirmeden verilen listedekileri yemeniz gerekmektedir. Öğün atlamayın ve özellikle sabah kahvaltısının erken saatlerde 08:00 – 09:00 gibi olmasına özen gösterin. Akşam yemekleriniz de akşam 08:00 den sonraya kalmasın. Diyetisyeniniz listede mevsim meyvesi gibi genel bir tabir kullandıysa liften tatlı içerikli meyveler yerine elma gibi lifli ve tok tutan şekersiz meyveleri tercih edin. Kilo verme sürecinde sağlığınızı ön planda tutmayı ihmal etmeyin.

    [​IMG]


    Vücudun yapısı, günlük yaşamda harcanan enerji oranı ve fazla olan kilonun miktarı kilo verme hızında etkilidir. Kimi insan daha hızlı kimi insan daha yavaş kilo verebilir. Kişisel farklılıkların bu konudaki etkilerinin bilinmesi gerekmektedir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da şok diyet adı altında tek tip beslenme yöntemi ile hızlı kilo verme çabalarının sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinin bilinmesi gerekliliğidir. Öncelikle sizin yaşam ve beslenme tarzınıza en uygun yiyecekleri içeren diyet listesinin size özel hazırlanmış olması gerekmektedir.

    * Diyet listeleri kişiye özel olup, basmakalıp listeler hazırlayan diyetisyenlerden uzak durmanızı öneririz. Sizin yapınıza, alışkanlıklarınıza ve hatta maddi durumunuza göre hazırlanmış bir diyet listesini uzman diyetisyeninizle birlikte hazırlayabilirsiniz.

    Zayıflama Diyetlerine Destek Olacak Uygulamalar


    Diyet listenizi uygularken birkaç küçük ayrıntıya dikkat ederek diyetinizin başarısını destekleyebilirsiniz. Günlük yaşamda kolayca hayata geçirilebilecek bu uygulamaları hayata geçirmeye özen göstermeniz sağlıklı kilo vermenize destek olacaktır.

    Öncelikle haftada beş kilo verme, zayıflatan ilaç gibi gerçek olmayan ve sağlığı tehdit edebilecek uygulamalardan uzak durmalısınız. Dengeli ve sağlıklı beslenme ile hızlı kilo vermenin de mümkün olduğunu bilerek diyet listenize sadık kalmalısınız. Kilo vermeye karar verip diyet listenizi uygulamaya geçirdiğinizde, beraberinde en az günde 1,5-2 litre su içmeniz gerekmektedir. (Özellikle Su Diyeti yazımızda bu miktarın neden önemli olduğunu detaylı bir şekilde anlattık.) Suyun içine bir iki dilim limon koyarsanız antioksidan ve C vitamini desteği alabilirsiniz.

    Sağlıklı Kilo Vermek İçin Diyetle Beraber Neler Yapılabilir?


    Öğün aralarında bağırsakları çalıştırmak ve gerekli mineralleri almak için kuru kayısı, kuru erik ve türevleri ile 10 adetten fazla olmamak koşulu ile badem, fındık ceviz ve türevlerini tüketebilirsiniz. Ana öğün sayınızın üçü geçmemesi gerekmektedir. Diyetinize ek olarak çok zorlayıcı olmayan tempolu yürüyüş gibi bir spor aktivitesinin günde bir saat kadar yapılması önerilmektedir. Yorucu ve zorlayıcı bölgesel zayıflama hareketleri sadece vücudunuzun bitkin düşmesine yol açacağı için önerilmemektedir. Yeşil çay antioksidan özelliği ve yağ yakıcı özelliği ile her diyette tavsiye edilmekte olup, günde iki fincanı geçmemesi önem arz etmektedir. Yeşil çay dışındaki zayıflama çayı adı altındaki ürünleri tüketmeyin.
  8. Zayıflamak için öncelikle haftada bir kilodan fazla verdirmeyi taahhüt eden diyetlerden uzak durmanız gerekmektedir. Bu yöntemler sadece vücudun doğal yapısına zarar vermekte ve sağlığı tehdit etmektedir. Kilonuzun nedeni hakkında gerçek bilgi sahibi olmalısınız. Genetik yapı, sürekli oturmayı gerektiren masa başı işi, alınan kalori miktarının harcanandan fazla olmasına neden olan sağlıksız beslenme şekli gibi faktörler kilo alma sebepleri arasındadır. Zayıflama yöntemlerinin hepsi gün içerisinde alınan kalori miktarının harcanandan daha az olmasını sağlayacak içeriktedir. Bununla birlikte hareket eksiği var ise en azından günde bir saatin spora ayrılması gerekliliği elzemdir.

    Zayıflamak İçin Karar Verildiğinde Hedef Sağlıklı Zayıflamak Olmalıdır. Kişiye özel hazırlanan diyetler ile desteklenen spor aktivesinin bir araya gelmesinde sağlık her zaman ön planda tutulmalıdır. Vücudumuzun her gıda türüne ihtiyacı olduğunuz unutmayın. Birini tek tutarak beslenme yöntemi ile zayıflamak sağlıksız bir zayıflama olacaktır. Aşırı hızlı zayıflama vücudun dengesini bozacaktır. Bu nedenle daha önceki beslenme alışkanlıklarınızı dikkate alarak ve tükettiğiniz kaloriyi hesaplayarak yeni beslenme şeklinizde bu kaloriden daha az almayı hedefleyen bir diyet listesi uygulamanız gerekmektedir. Yemeklerden önce su içmeniz hem gerekli su tüketiminizi sağlayacak hem de midenizi dolduracağı için daha küçük porsiyonlarla doymanıza destek olacaktır. İçerikleri hakkında bilgi sahibi olmadığınız zayıflama çayları yerine günde iki fincan yeşil çay öneririz.

    En Sağlıklı Kilo Vermek Nasıl Olur?


    Yeme alışkanlıklarınızı değiştirerek yaşamınız boyunca sağlıklı ve dengeli beslenebilir ve ideal kilonuzu koruyabilirsiniz. Kısa sürede verilen kilolar şok diyet ile aldıklarınız özellikle kısa sürede geri alınacaktır. Diyet yapmak haftalık kısa süreli bir beslenme şekli değildir. Beslenme alışkanlığı haline dönüşecek düzenli bir diyet programı hem sağlıklı ve dengeli beslenmenizi sağlayacak hem de kilo sorununuzu ortadan kaldıracaktır. Düzenli uyku ve stresten uzak durma ile sağlığınızı ve kilonuzu korumaya devam edebilirsiniz. Diyet sırasında çok sık tartılmayın ve her zaman pozitif olmaya çalışın. Kilo vermek için çıktığınız yolda öncelikle sağlıklı olmayı hedefleyin ve kilo verdikçe kendinizi ödüllendirin. Motivasyon kilo vermenizde en çok yardımcı olacak etmendir.

    Kilo Koruma Yöntemleri Nelerdir? Kiloyu Korumak için Kaç Kalori Alınmalı?


    Yılın belli zamanlarında özellikle yaz aylarına girerken zayıflama telaşı artar ve kısa sürede fazla kilo verdiren şok diyetler büyük bir azimle uygulanır. Buradaki amaç bir ay sonra gidilecek tatilden hemen önce beş kilo fazlayı vermektir.Şok diyetlerin sağlığı tehdit eden yöntemler olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Diyet hızlı zayıflama yöntemi değildir, uzun süreli düşünülmesi gereken ve sağlıklı ve dengeli tüketimi içeren bir beslenme alışkanlığı olmalıdır.
    Diyet sadece on gün yapılıp bırakıldığında kısa sürede verilen kiloların geri alındığı vücudun sağlıksız beslenme nedeniyle dengesinin bozulduğu unutulmamalıdır. Öncelikli hedef zayıflamak ise devamında da verilen kiloların muhafaza edilmesi gerekmektedir.


    Fazla kilolarınızdan kurtuldunuz ve amaçladığınız kilonuza ulaştınız. Peki, şimdi ne yapmak gerekiyor? Nasıl olsa bir - iki kilodan kilodan bir şey olmaz deyip, eskisi gibi kontrolsüz yemeğe mi başlayacağız? Bu kadar çaba harcadıktan sonra tabii ki HAYIR! Çünkü, eski alışkanlıklara dönmenin, verilen kiloları da geri getireceğini hatırlatmak istiyorum. Aslında birçoğumuz kilo korumanın, kilo vermekten daha zor olduğunu birkaç kez deneyimlemişizdir. Kiloyu koruma konusunda yetersiz kalınması, iki temel nedene bağlanabilir.

    1 - Gerçekçi olmayan ve ulaşılamaz hedefler belirlenmesi.

    Sonuca ulaşılsa dahi, o kiloyu korumak zor olur. Çünkü, ulaşılan, bireyin sabitlemekte zorlanacağı kilodur ve birey bunu uzun süreli koruyamaz. Bunun sonucunda da birey kendini kısır bir döngünün (kilo alıp-verme) içinde bulur.

    2 - Bireylerin, zayıflama programında kazandıkları beslenme alışkanlıklarını devam ettirmemesi.

    Birçok kişi zayıflama programı süresince yaptığı aktiviteyi bıraktığında kiloyu koruyamaz ve tekrar kilo alabilir. Bu programlardaki genel amaçta; kaybedilen kiloların geri alınmasını önlemek veya bu artışın minimum düzeyde olmasını sağlamak, sağlıklı-dengeli beslenmeyi yaşam şekli haline getirmektir.

    Kilo Koruma Örnek Diyet Listesi


    Kiloyu korumanın sırrı, protein, karbonhidrat ve yağ dengesinde yatar. Yapılan çalışmalar, kilo korumada düşük yağlı diyetlerin daha başarılı olduğunu göstermektedir. Ayrıca diyet ve egzersizle verilen kiloların uzun süre korunabileceği de biliniyor. “Yine mi diyet yapmam gerekiyor?”, “Ben hiçbir zaman, istediğim gibi yemek yiyemeyecek miyim?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Tabii ki istediğimiz, sevdiğimiz, keyif aldığımız besinleri tüketebileceğiz. Ancak, kilo almak istemiyorsak enerji dengesini sağlamak çok büyük önem taşıyor.

    Kilo koruma yöntemleri, normal öğününüzde almanız gerekenden daha çok kalori aldıysanız bunu dengeleyebilmeyi sağlar. Bu nedenle, ipin ucunu kaçırdığınızı düşündüğünüzde, o günün akşamı ve ertesi günün öğlenini çorba, salata, zeytinyağlı, yoğurt, meyve gibi hafif besinler tüketerek, alınan fazla kalorileri, dengelemeye çalışabilirsiniz.

    * Özel bir gündesiniz (doğum günü, parti, kokteyl, yılbaşı, bayram vs), üç seçiminiz olduğunu düşünün ve hangisini seçmek istediğinize siz karar verin.

    DOĞUM GÜNÜ SÜRPRİZİ!


    Bugün sizin doğum gününüz ve arkadaşlarınız akşam için size sürpriz bir parti hazırlamış. Önce yemek yiyeceksiniz, sonra mumlarınızı üfleyeceksiniz. Oysa siz daha yeni fazla kilolarınızdan kurtulmuş-sunuz ve kilonuzu korumak istiyorsunuz.

    1. SEÇENEK: BİR GÜNDEN BİR ŞEY OLMAZ “Bugün doğum günüm, yemek yemek için daha özel bir gün olabilir mi? Canımın istediği kadar yemek yiyip, içeceğim, bir - iki kilodan bir şey olmaz. Ertesi gün aç gezerek dengelerim nasılsa.”
    (Maalesef, bu seçim ileriki günlerde daha fazla yeme atağı ve suçluluk psikolojisiyle tüm düzeni bozacak en kötü yoldur.)


    2. SEÇENEK: HAYIR, PASTAMDAN DAHİ TADAMAM ”Kilo vermek için o kadar uğraştım, tartıya çıkıp kendimi 100 gram bile almış görmeye tahammül edemem. Çok ısrar ederlerse en fazla bir çatal alırım.”
    ( Bu seçim de, yasaklama sebebiyle bir süre sonra vazgeçmeyi ve yeniden eski ve kötü alışkanlıklara dönme riski içerir.)


    3. SEÇENEK: YEDİKLERİMİ DENGELEYEBİLİRİM " İstediğim kiloya ulaştım. Bugün doğum günüm, tabii ki yemeğimi, pastamı, alkolümü tüketeceğim. Nasıl mı? Ana yemekte ızgara tercih edip, yanında yağsız salata alırım. Bir dilim pasta yiyeceğim için ekmeğimden ve salatamdaki yağdan vazgeçebilirim. Gece ara öğünümdeki meyve yerine de bir - iki kadeh şarap ve bol su içerek geceyi kilo almadan tamamlayabilirim. Yarın da beslenme düzenime aynen devam ederim. "

    (Tebrikler, en doğru yolu seçtiniz!)


    Zayıflama Yöntemi Nasıl Belirlenmelidir?


    Zayıflamak için pek çok yöntem ve çok çeşitli diyet listeleri mevcuttur. Bunlar arasında en çok mantıklı geleni ve tercih edileni protein diyetleridir. Protein diyetlerinde kişilerin aldıkları proteinden vücuda gerekli olan enerji sağlanmakta olup, yağ yakımı da hızlanmaktadır. Bazı uzmanlar ise tek taraflı besin tüketimine dayanan diyetlere karşı çıkmaktadır. Uygulanan diyet programı içinde vücuda proteinden başka bir şey alınmamasının sakıncalı olacağını ve dengeli beslenme olmayacağını belirtmektedirler.

    Hangi yöntemi tercih ederseniz edin, uyguladığınız diyet listesinin günlük yaşamınıza ve alışkanlıklarınıza uyumlu olması gerektiğini unutmayın. Alınan kalorinin harcanan kaloriden az olmasını sağlayacak diyet ile kilo vermeniz gerçekleşecektir.

    Günlük Yaşamda Uygulayabileceğiniz Zayıflamayı Destekleyen İpuçları

    · Televizyon karşısında yemek yemeyin, ilgi dağılınca ne kadar yediğinizi anlamazsınız
    · Mutlu olun ve gülün, mutluluk metabolizmayı hızlandırır
    · Stresten mümkün olduğunca uzak durun. Stres açlık hissi oluşturur
    · Her gün en az iki litre su tüketimi zayıflamak için ve genel vücut sağlığını korumak için faydalıdır. Vücudun ve cildin nem-pH dengesini sağlamış ve korumuş olursunuz
    · Yiyeceklerin pişirme yönteminde ızgara ve haşlama yöntemlerini tercih edin
    · Mideyi çok aç bırakarak zayıflamaya çalışmayın, meyve ve diyet ürünlerle ara öğünler oluşturun
    · Karbonhidrat ve türevlerinden uzak durun ve proteine ağırlık verin
    · Hazır gıdalardan, paketli ürünlerden kesinlikle uzak durun ve şekeri beslenme listenizden çıkartın.
  9. Yağ, kolestrol ve besinlerin taşınmasında aktif görevi olan proteinler vücut sisteminin güçlenmesi açısından hormon ve enzim üretiminin başrolündedir. Kas yapısına ve cilt yapılanmasında fazlasıyla aktif bir görev üstelinrken beslenme zincirinin en önemli halkalarından birini oluştururlar.

    Sayısal bir netlik ile 20 aminoasit bir araya geldiğinde protein'i oluşturur. Bu aminoasitlerin 8 tanesi temel gıdalardan sağlanmakta geriye kalan 12 aminoasit ise temel olmayan sınıftadır ve genel olarak vücut bu aminoasitleri kendi üretir. Neredeyse vücudun %15'lik enerji ihtiyacını karşılayan proteinler özellikle doku yenilenmesi, kas oluşumu, saç sağlığı ve lif yapılanmasında yapıcı ve koruyucu rol oynar.

    Amino asit zincirinin yoğunluğu organik bir bileşik olan proteinleri oluşturur. Özellikle bu zincire ihtiyaç duyan vücut dokuları, canlıların yaşamsal gereksinimlerinden proteinleri organlar vasıtasıyla parçalanarak aminoasit'e dönüştürürler. Farklı bünyeler, birbirlerinden farklı aminoasit ihtiyacı duyarlar ve depolananlar farklı türlerde gerektiğinde kullanılmaz üzere protein üretirler. Yaşayan organizmaların hücrelerinde bulunan proteinler besin, kolesterol ve yağların taşınmasından görevlidir. Enzim ve hormon üretiminin baş mimarlarından olan proteinler ayrıcak bağışıklık sisteminin ayakta kalmasını sağlayarlar. Kas dokusu güçlenmesi, lifler ve dokuların yenilenmesi gibi görevleri başarıyla yerine getirir ve deyim yerindeyse bu iş için biçilmiş kaftandır.

    Protein Çeşitleri


    Hayvansal Proteinler :


    Süt ve süt ürünleri, Kırmızı et çeşitleri, Beyaz et çeşitleri, yumurta gibi hayvanlardan sağlanan protein açısından oldukça zengin bu ürünler tüketilirken mutlak suretle kolestertol oranlarına dikkat edilmesi gerekir. Proteini bol hayvansal ürünlerde özellikle İşlenmiş ve sonradan içeriği değiştirilmiş olanlara kesinlikle dikkat edilmesi gerekiyor. Salam, sucuk, sosis gibi lezzetli fakat içeriğinde kolesterol ve kanserojen madde ihtiva edebilecek ürünleri minimum seviyede tüketmeliyiz.


    Bitkisel Proteinler :


    Protein bakımından hayvansal gıdalar kadar fazla miktarda olmasa da bitkisel gıdalar da protein bakımından oldukça yeterli ve zengindir. Özellikle vejetaryenlar için bitkisel ürünlerden protein ihtiyacını karşılamak ve protein açısından zengin olanları tüketmek çok önemlidir. Hayvansal gıdaları tüketmedikleri için protein zenginliğinden fayda sağlayamadıklarında bu ürünler onlar için hayat kuratıcı mahayetindedir.


    Baklagiller :


    Özellikle fasulye, nohut, barbunya, mercimek, soya fasulyesi, soya unu gibi yüksek derecede protein içeren baklagiller tercihleriniz içerisinde olamalıdırlar. Türk yemeklerinden besleyiciliği kadar vitamin ve protein açısından oldukça doyurucu olan baklagillerin damak tadımızda da ayrı bir yeri vardır.


    Tahıl Ürünleri :


    Metabolizmayı düzenleme ve yenileme evresinde, sindirim sistemini güçlendirerek sağlıklı bir şekilde işlevini görmesinde yulaf, bulgur, buğday, makarna gibi tahıllar özellikle kas ve lif yapılandırmasında sporcular için ideal besinlerdir.


    Kuruyemişler :


    Vitamin ve minareller bakımından fazlasıyla zengin olan kuruyemişler, protein bakımından da hatrı sayılır bir oranda zengindirler. Kaju, badem, fındık, Ceviz, Antep fıstığı ve özellikle ayçekirdeği gibi kuruyemiş ürünlerinden ihtiyacınız olan protein'i temin edebilirsiniz.


    Günlük Alınması Gereken Protein Miktarı


    Yapılan Bilimsel araştırmaların sonucunda kadınlar için günlük 45gram, erkekler için ise 55 gram Protein alma gerekliliği uygun görülmüştür. Genellikle bu hesaplama kişinin kilosunun 8 'de 1 'i olarak hesaplanır. Bu durumda 80 kilo olan birisi günlük 80*0.8 = 64gram olarak belirlenir. Aşırı miktarda alınan protein miktarı da vücudun kolesterol oranını gereğinden fazla arttıracağı için kesinlikle tavsiye edilmez. Böbrekleri fazlasıyla yorduğu ve karaciğerde sentezlendiği için gereğinden çok protein tüketimi böbrek hastalığı çekenler ve karaciğer hastaları için kesinlikle önerilmez. Sürekli Spor yapan kişilerin protein ihtiyaçları yapmayanlara göre kesinlikle daha fazladır.

    Özellikle rejenerasyon çalışmaları, fitness ve performans çalışmaları yapan sporcular için sürekli ve düzenli protein alımı büyük bir ihtiyaçtır. Özellikle tırnak ve saçlarda görülen sağlıksız görünüm, hissedile normalden fazla yorgunluk, kas ve lif yapılarındaki zayıflık vücuttaki protein eksikliğinin baş göstergeleridir. Özellikle bu gibi durumlarda, protein deposu olan besin zincirinden ürünleri tüketmek bu ihtiyacınızı giderecektir.
  10. Fazla kiloları olan kişiler bir an önce kilo vererek istedikleri kıyafetlerin içine girme hayali ile yaşarlar. Bu sebeple de nerede bir şok diyet görseler uygulamaya başlarlar. Şok diyet bünyesi zayıf olan kişilerin kesinlikle uygulamaması gereken diyettir. Çünkü adı üzerinde şok etkisi ile ani bir hareketle yeme içme disiplin ve düzeninizi şok uygulayarak yani vücudunuzu dirençsiz bırakarak uygulamaya koyduğunuz zayıflama yöntemleri arasındadır. Özellikle hızlı bir şekilde kilo vermeniz gereken bir durum yoksa şok diyetinin size göre olmadığının altını kalın çizgiyle çizmemiz gerekir. Önemli bir gün veya gece gibi bir etkinliğe hazırlanmıyorsanız vücudunuzu bu denli yormaya, kan dolaşım sisteminizi ve sindirim sisteminizi bu şekilde yavaşlatacak ve bir anda hızlandıracak bu yöntemi kesinlikle diyet programınıza almayın. Eğer şok diyetini uygulamayı planlarınız arasına alıyorsanız mutlaka bu işi profesyonel yapan sağlık kuruluşlarında metabolizma hızınızı, yağ ve kan değerlerinizi ölçtürmeniz gerekir. Hazırsanız 3 günde 5 kilo verdiren diyet listemize bir göz atalım.

    · Sabah kahvaltısından önce ½ limonlu iki bardak ılık su

    · Sabah kahvaltısı, şekersiz çay yada kahve, bir kibrit kutusu beyaz peynir, bir dilim tam buğday ekmeği,

    · Ara öğün 1 yeşil elma, 1 kase yarım yağlı yoğurt

    · Öğle yemeği, 2 çorba kaşığı sebze yemeği ve bol yeşil salata

    · Ara öğün, 5 adet kraker

    · Akşam yemeği, yeşilliğin bol olduğu salata içerisine haşlanmış tavuk,

    · Akşam yemeği, 1 kase yarım yağlı yoğurt üzerine pul biber ve yarım limon sıkılarak tüketiniz.

    3 Gün boyunca bu listeyi uygulayanların %75 i sonuç almaktadır.

    Şok Diyete Nasıl Başlanır?

    Şok diyete başlamadan önce kendinizi hazır hissetmeniz oldukça önemlidir. Eğer kendinizi hazır hissetmezseniz yapacağınız diyet yarıda kalacaktır. Üç günlük şok diyet bile size ağır gelecektir. Kesin kararlı olun, harfiyen uygulayın.


    Şok Diyetten Sonuç Almak İçin Yapılması Gerekenler

    Diyet listesine harfiyen uymanız şok diyetten sonuç almanızı sağlar. Öğünler ve ara öğünler üç gün boyunca aynı olmalıdır. Liste dışına çıkmamalısınız. Ayrıca şok diyetinin en önemli özelliği kısa sürede etkisini göstermesidir. O yüzden şok diyetine yardımcı bir faliyet olan spor yapma ve terleyerek kilo vermeyi şok diyeti programınıza almanızı öneriyoruz. En hızlı kilo verme biçimi olan terleyerek kilo verme seanslarını özellikle siklet olarak belirli kilolar içerisinde kalmak zorunda kalan boksörler uygun egzersiz ve fitness programlarını uygular ve bu programın sonunda da sauna etkisiyle terleyerek uygun kilolarına düşerler.

    * Spor yaparak kilo vermek zayıflama yöntemlerinin en sağlıklılarından biri olması şok diyetini regüle görevi görerek ile vücudunuzu disipline eder.

    [​IMG]

    Şok Diyet Vücuda Zararlı Mıdır?

    Şok diyetler her zaman uygulayana yarar sağlamayabilir. Bunun sebebi kişinin metabolizmasının yavaş olması, vücut ağırlığı, uygulamada listeye uyulmaması olarak sayılabilir. Şok diyet uzun süre yani diyette belirtilen süreden daha fazla uygulanır ise vücut direncini bozabilir. Bu sebeple üç gün uygulayıp, üç gün ara vererek bu diyetle hızlı kilo verebilirsiniz.


    Şok Diyet Yapmak Sağlıksız Mıdır?

    Özel günleriniz için aldığınızı var saydığımız bu kilolarınızı normal günlük aldığınız periyodik kalori miktarınızın altına düşüren şok diyeti belirli bir süreç içerisinde kilo vermenizi sağlayacaktır. Ancak şok diyetini bıraktığınız gün itibariyle kısa sürede verdiğiniz bütün kiloları fazlasıyla geri alma olasılığının çok yüksek olduğunu bilerek şok diyetini uygulayıp uygulamama noktasında doğru kararı kendiniz için almalısınız.

    Bilinmesi Gereken Şok Diyet Gerçekleri!

    Uygulayacağınız şok diyetinin mutlaka gözle görülür etkilerini hem görecek hem de hissedeceksiniz. Gördükleriniz hoşunuza gitse de ( Az Sürede Kilo Vermek ) vücudunuzun hissettiği bir olmayacaktır. Şok diyet sayesinde yağlardan yani bir nevi ve bir miktar kalorilerinizden kurtulduğunuzu düşüneceksiniz fakat işin gerçeği ve acı kısmı şok diyetini sonlandırdıktan sonra ortaya çıkacak. Özellikle kas guruplarınızda ve karaciğerinizde bulunan glikojen deposu şok diyet sayesinden vücudunuz azalan glikoz ihtiyacını buralardan temin etmeye çalışacaktır. İhtiyacı olan enerjiyi karşılarken vücudunuzda glikojen depolarınız su yoksunluğuna sebebiyet verecek ve kaybettiğiniz su miktarı size kilo kaybı olarak geri dönecektir. Siz de hızlı kilo verdiğinizi düşünürken görünmeyen kısmında bu hiç de sağlıklı bir yöntem olmayacaktır. Yağ hücreleri olduğu gibi yerinde dururken vücudunuzda had safhada su kaybı yaşanacak ve karaciğeriniz glikoz depolarını yeniden doldurmak için ekstra çaba sarfedecek ve yorulacaktır bu da karaciğerinizde yağlanmaya sebebiyet verecektir. Normal bir zamanda 1500 2000 civarı kalori alırken 500 civarı bir kaloriye düştüğünüzde metabolizma hızınız yarı yarıyadan da fazla yavaşlamaya başlayacaktır. Yavaşlayan metabolizmanız için her defasında daha da az kalori almanız gerekecek ve bu durum sürekli şok diyetlere muhtaç olacaksınız anlamına gelecektir.

    Uyguladığınız şok diyet süresince hızı yavaşlayan metabolizmanız gündelik normal beslenme disiplininize geri dönüş yaptığınızda bu durum eskiye oranla iştahınızın daha çok açık olmasına sebep olacaktır ayrıca eskisi gibi vücudunuz kalori yakamayacaktır çünkü metabolizma hızınızı bir anda değişikliye uğrattınız ve vücudunuzu direnç katsayısını azalttınız. Kas kütlenizden ve karaciğerinizden feragat edeceğiniz bu durumu hiç bir diyetisyen size önermeyecektir. Zorunlu olmadıkça çok önemli ve hassas durumlar gibi hayatınızı değiştirecek bir durum söz konusu değilse kesinlikle şok diyeti uygulamanızı önermiyoruz.

    Sağlıkla kalın Sağlıklı kalın. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

    Ö.B
  11. Mesleklerini ve ünlerini fiziklerine borçlu olan mankenler fiziklerini korumak için etkili diyet programlarına yönelmektedir. Çok özel diyetlerle muhteşem bir görünüme ulaşmak isteyenler etkili diyet programlarını tercih etmektedir. Diyet menüsü sağlıklı olmalıdır. Haftada 3 kilo verilmesi diyet programından bekleniyor. Günlük 1400 kalori alarak mankenlerin nasıl bu kadar ince kaldıklarını öğrenebilir, kısa süre içerisinde kilolarından nasıl kurtulduklarını aşağıdaki diyet listesi yardımı ile uygulayıp deneyimleyebilirsiniz.

    * Beyonce’nin Ünlü Limon Diyeti


    1 çorba kaşığı şeker, taze sıkılmış 4 limon, 3 çorba kaşığı ak ağaç şurubu ve bir tutam kırmızı acı biberi 1 litre limonatanın içine 1 şişe soda ilave ederek her gün içerek bunu 1 ay boyunca sürdüren Beyonce'un 10 kilo verdiği biliniyor. Elbette sürekli aynı diyeti yaparak vücudunu yormuyor ve bunu genelde konser zamanlarında hızlı kilo vermesi gerektiği zamanlarda şok diyeti olarak uyguladığı söyleniyor.

    [​IMG]



    * Claudia Schiffer Ünlü Mineral Diyeti

    Aynı gün içerisinde 1 adet haşlanmış yumurta kısa aralarla sebze ve meyveleri öğünlere bölerek neredeyse hiç karbonhidrat ihtiva etmeyen besinleri seçerek günü şekersiz sıvılarla tamamlıyor. Özellikle mineralli ve şekersiz olan sıvıları spor yaptıktan hemen sonra tüketiyor ki hidrasyon kaybına uğramadan diyetini tamamlayabilsin.

    [​IMG]

    Claudia Schiffer mineral bakımından zengin ve sık kullandığı besinleri de şöyle sıralıyor;



    Claudia Schiffer yazılarında ve tavsiyelerinde, mineral diyeti uygulama safhasında yukarıda sıraladığımız besinlerin mutlaka yer alması gerektiğini savunuyor.

    * Madonna Ünlü Meyve Diyeti

    Madonna Diyetinde Her gün 2 Armut, 2 Greyfurt ve 2 adet yumurtayı öğünlere bölerek haftanın 2 günü olacak şekilde 4 hafta boyunca tüketiyor. Meyve diyeti sırasında aralıklara böldüğü öğünler sırasında kesinlikle spor yapmaya ihmal etmediğini de ekliyor.

    * Beverly Hills Protein ve Karbonhidrat Diyeti

    Diyetini 2 ayrı safhaya ayıran Beverly 2'şer hafta süren safhaların ilkinde yalnızca meyveyi katı ve sıvı yollardan almaya özen gösteriyor. Diğer 2 haftada ise protein ihtiva eden besinlerden yoksun kalmamak ve vücudun enerjisini kaybetmemesi adına bitkisel ve hayvansal besinleri meyveler ile birleştirip dengeyi sağlıyor. Bu diyet ile 4 haftada 8 kilo verdiğini söyleyen Beverly bu diyette öğünlerin arasını kısa tutmanın önemli olduğunu belirtiyor.

    Zayıflamak için 7 Günlük Özel Kilo Verme Diyeti

    Benim'de sizler için hazırlamış olduğum 1 haftalık günlük düşük kalorili bir diyet listem var ve bu diyet hızlı kilo vermek isteyenlere önerdiğim basit ve pratik 7 günlük özel bir diyet. Özellikle hızlı ve çabuk kilo vermeye uygun manken, kamera önü veya sahne hayatı olan kişilere önerdiğimiz bu diyeti uygulamadan önce mutlaka metabolizmanızın ve ölçümlerinizin yapılması için uzman bir diyetisyen kontrolünden geçmenizi öneririm...

    1.
    Gün

    Sabah programında yulaf lapası, kurutulmuş meyveler, süt diyet programına alınması önerilmektedir. Öğle yemeğinde yulaflı kek, mercimek çorbası, bol limonlu salata yenilmesi de önerilir. Akşam yemeğinde karışık sebzelerle yapılan az yağlı, tuzsuz, baharatlı yemeklerin yanına az miktarda pilav mükemmel bir menü olacaktır.

    2. Gün

    Sabah kahvaltısında salata ya da bol miktarda taze meyve yenilmesi önerilmektedir. Öğle yemeğinde haşlanmış sebzeleri az yağla harmanlayarak salata ya da yemek yenilebilmektedir. Akşam yemeğinde etsiz yemek, pirinç ya da mercimek çorbası da ideal bir menü olacaktır. Kilo hesaplama programı ile etkileri görünebilir.

    3. Gün

    Sabah kahvaltısında yulaflı, ballı lapa kullanımı önerilir. Öğle menüsünde az yağda hafif kızartılarak yemek hazırlanabilir. Az miktarda yoğurt tüketimi de önerilir. Akşam ise haşlanmış sebzeler, fırında yağsız olarak pişmiş patates kullanımı önerilir. Bol miktarda istenilen meyve tüketilebilir.

    4. Gün

    Sabah menüsünde yağsız olarak kızaran ekmek ve bal ideal olmaktadır. Öğle yemeğinde sebze ya da mercimek çorbası içilebilir. Akşam yemeğinde kızarmış sebze, soya sosu kullanılabilir. Yağsız başka bir sos da hazırlanabilir. Sağlıklı beslenme programlarında sebzeler yer almaktadır.

    5. Gün

    Kahvaltıda büyük bir kase kavun üzerine pekmezle tüketilebilir. Öğle yemeğinde haşlanmış mısır salatasının yanında çorba tüketilir. Akşam menüsünde Yoğurt ve dolma tüketilebilir.

    6. Gün

    Kahvaltıda tek meyve tüketilebilir. Öğle yemeğinde soslu makarna, akşam yemeğinde sebze kebabı, pilav tüketilir. Bölgesel zayıflamak için meyve tüketimi faydalı olmaktadır. Yağ yakıcı çaylar içilmelidir.

    7. Gün

    Süt, ballı yulaf ezmeleri tüketilebilir. Öğlen salata, sebze çorbası, kepekli ekmek ve mısır tüketilebilir. Akşam yemeğinde soslu ve yağsız makarna, üzerine az kızdırılmış yağ eklenebilir.
  12. Kilo vermek özellikle her geçen gün çok daha önemli bir hal almaya başladı. Dünyada son yıllarda görülen pek çok hastalığın ana nedenlerinden biri de fazla kilolar. Peki, kilo verirken kastan ve sudan kaybetmeden yağ yakmak için neler yapmalıyız biliyor musunuz? Sizlere bazı öneriler sunacağız. Bu önerilerin hepsi yağ yakmanız için yapmanız gerekenler. Tabi ki hepsini yapamazsınız ama hayatınız içinde bazılarına hemen her gün yer verseniz çok faydasını görürsünüz.

    Hareket Her Yerde

    Öncelikle bilmelisiniz ki oturduğu yerden başarıya ulaşabilen tek canlı tavuklardır. Onların başarısı yumurtalarıdır lakin horoz olmadan onu da yapamazlar. İşte bizler de hareket etmezsek ne yağ yakabiliriz ne de kilo verebiliriz. Kilo vermek için ilk önce hareket etmeyi öğrenmeliyiz. Öyle özel bir spor salonuna yazılmaya ya da para harcamanıza da gerek yok. İşten gelirken 1 durak önce inip eve yürümek bile size çok iyi gelecek. Ayrıca evde bile pek çok spor yapabilirsiniz.


    Sıvı Tüketimine Dikkat Edilmeli

    Yağ yakmak için sıvı alımınıza da dikkat etmelisiniz. Özellikle akşamları sıvı bakımından zengin gıdalar tüketmeniz hem kilo almanızı engelleyecektir hem de kilo vermenize destek olacaktır. Su içmeyi ise kesinlikle unutmamalısınız. Verdiğiniz kiloların vücuttan atılması için su içmeniz ve idrara çıkmanız gerekmektedir.


    Magnezyum Zengini Gıdalar Tercih Edin

    Yağların erimesi için özellikle magnezyumdan yana zengin olan fasulye ve ıspanak gibi gıdaları yemeniz gerekmektedir. Yağ yakımında önemli bir yeri olan magnezyum içerikli gıdaları mümkün olduğunca sık tüketmeniz de yağlarınızı yakmanıza neden olacaktır.

    *Kalsiyum Sadece Kemiklere Değil Yağlara Da Faydalı

    Kemiklerimizin güçlenmesi için kalsiyumun ne kadar önemli olduğunu hemen hepimiz biliyoruz. Bilmediğimiz bir şey ise kilo vermek için de kalsiyumun faydalı olduğu. Yağdan kilo vermek için kalsiyum dengenizi korumalı ve düzenli olarak günde yaklaşık 1500mg kalsiyum tüketmeliyiz. Bu pek çok bilim insanının yaptığı araştırmalarla da kanıtlanmıştır.

    *Soğuk Duş Etkisi ile Zayıflayın

    Halk arasında beklemediğimiz bir durumda soğuk duş etkisi diye adlandırdığımız bir deyim var. İşte o aslında gerçek. Hem de kilo vermek ve yağ yakmak konusunda bir hayli yardımcı. Soğuk duş yapmak vücudun yağları yakmasını kolaylaştırdığı gibi hızlandırıyor da. 30 dk soğuk duş alarak kilonuzu yağdan verebilirsiniz. Lakin kalp ve tansiyon gibi sorunlarınız varsa ve soğuk duş sırasında kendinizi kötü hissediyorsanız kesinlikle bu öneriyi uygulamayınız.

    [​IMG]

    *Sabah Kahvaltılarını Düzene Sokun Ve Yeşil Çay Tüketin


    Sabahları genellikle en geç saat 9.30 a kadar mutlaka kahvaltınızı yapmış olun. Aksi halde vücudunuz hala uyuduğunu sanacak ve metabolizmayı yavaş tutacaktır. Bundan dolayı kahvaltı en önemli öğündür. Kilo vermek ve yağ yakmak için başka bir önerimiz ise yeşil çay tüketmeniz. Gün içinde içeceğiniz yeşil çay sizin çok daha kolay yağ yakmanızı sağlayacaktır.
  13. Kilo vermek konusunda tarçının çok büyük bir rolü olduğu son yıllardaki çalışmalar ile kanıtlanmıştır. Tarçın hem kilo vermeyi kolaylaştırıyor hem de kan şekerini düzenleyerek tatlı isteğini kesiyor. Özellikle diyetisyenler hemen her diyet listesine tarçını ekliyorlar. Tarçın aynı zamanda insülin direncini de dengeliyor. Bu sayede sizi kaçamaklardan da korumuş oluyor.

    Tarçının Sağlığınıza Faydaları

    Halklar arasından yaygın ve bilinen yüzyıllardır süregelen tedavi ve şifa niyetine kullanılan sarımsak gibi bazı bitkiler vardır ki tarçın bunlardan en bilinenlerindendir. Özellikle Doğu Asya ülkeleri yemek kültürlerinde, sağlık kürleri, ve tarçın yağı terapisi gibi bir çok alanda kan şekeri dengeleyici ve sindirim rahatlatıcı gibi doğal yapısında kullanıldığı bilinir. Trombosit değerlerini dengeleyip kanın pıhtılaşmasında etkin bir destek rolü oynarken virütik mikrop ve organizmaların bir numaralı düşmanlarındandır. Metabolizmanızı ve bünyenizi koruyucu özellikleriyle tam bir bağışıklık duvarına çevirir.


    Tarçın'ın Diyet Programlarında ve Diyet Listelerindeki Önemi Nedir ?

    Cinnamon adıyla bilinen ve Tarçın Lif değeri çok yüksek olduğundan, Defnegiller familyasının Tok tutabilen, besin değeri yüksek nadide bitkilerindendir. Güneydoğu Asya ve Güney Amerikanın tropikal coğrafyasında oldukça yoğun bir şekilde gözlemlenen Tarçın, hoş kokulu baharatlardan biri olmasını yetiştikleri ağaç yapısına borçludur.


    Tarçını Farklı Şekillerde Kullanabilirsiniz

    Tarçın ile zayıflama aslında pek çok farklı şekillerde yapılabiliyor. Yoğurt ile tarçın kullanılarak da sadece tarçın çayı içerek de kilo vermenize katkı sağlayabilirsiniz. Bunun yanında başka baharatlar ile de tarçını karıştırarak tüketmek de kilo vermeyi kolaylaştırıyor. Diyetlerde su içmenin yeri ne kadar büyükse tarçın kullanımının da yeri aynı orandadır.

    [​IMG]

    Tarçın Çayı Tarifi

    Zayıflatan tarçın çayı tarifinde ise 250 ml kaynamış olan su var. Bu suyun içerisine 1 çay kaşığı tarçın atıyorsunuz. Çayınız soğuduktan sonra da 2 çay kaşığı bal ekliyorsunuz ve bu çayı her gün içiyorsunuz. Çok kısa zamanda 5 kilo vermek için bu çayı hemen her gün düzenli olarak içmelisiniz.

    Gülben Ergen Diyeti olarak da bilinen Tarçı Çayı Diyeti özellikle ünlü sanatçının güzelliği nin yanı sıra estetik ve sağlıklı duran vücudundan yıllarca hiçbir şey kaybetmeyen Gülben Ergen hangi diyeti yapıyor diye soranlara gün gün ne yaptığını gizli kaynaklardan öğrendim ve bu makaleyi sizlerle paylaştım.

    Gülben hanım Her Sabah erken saatlerde kalkıyor ve 2-3 bardak suyunu içtikten sonra yine neredeyse her sabah sektirmeden kaçırmadığı sabah sporuna başlıyor ve bu minimum 1 saat civarında oluyor. Saat 9 olmadan doyurucu ve sağlıklı bir kahvaltı yapıyor. Maydanoz, domates ve salatılığı çeşitli peynirler ile süslerken her sabah içtiği tarçın çayını kesinlikle öneriyor. Öğlene doğru ara öğününde beyaz et, salata, meyveli yoğurdunu ve her gün gelenek haline getirdiği Türk kahvesini küçük cookie - kurabiye ve lokum ile tüketiyor. Akşam ise özel günler hariç sebze yemekleri, salata ve balık tüketmeye özen gösteriyor.
  14. Merhaba Ben Özlem, buradan beğendiğim ve son zamanlarda denediğim bazı özel diyetleri paylaşacağım. Özellikle doğal şifa sistemi olan Ayurveda 'dan bahsetmek istiyorum.

    Ayurveda, kökeni Hindistan’ın Vedik kültürüne dayanan 5,000 yıllık bir doğal şifa sistemi olup, insanoğluna beşeri potansiyelinin üst sınırını gerçekleştirirken, her yönden dengede ve zinde kalmasına yardımcı olan bir bilgelikler bütünüdür.

    [​IMG]

    Ayurveda kadim bir lisan olan sanskritçe bir kelime olup, kelime anlamı olarak ‘Yaşam Bilimi’ manasına gelmektedir.

    Ayurveda’nın amacı; kişinin doğuştan sahip olduğu Bünye Tipi’ni ( Beden ve Zihin birleşimi neticesinde oluşan fıtrat =dosha) belirleyerek, bu doğrultuda hayat boyu dengede kalmasını sağlayacak olan;

    • İdeal Gıda Seçimleri
    • Baharat Kullanımları
    • Beslenme Tarzı
    • Yemek Pişirme Şekilleri
    • Kadim Nefes Teknikleri
    • Meditasyon Teknikleri
    • Aromaterapi
    • Masaj Teknikleri
    • Fiziksel Aktivite
    • Müzik Alternatifleri
    • Gündelik Rutinler
    • Mevsimsel Rutinler
    vb. bilgiler doğrultusunda kişilerin genel sağlık, zindelik ve esenlik haline olumlu ivme kazandırarak, yaşamda daha mutlu, daha huzurlu, daha sağlıklı, daha yaratıcı olmamızı sağlayan hakiki harmoniyi yaratmaktır.

    [​IMG]

    Ayurveda’nın başlıca hedefi öncelikle kişinin ideal bünye tipini tespit etmek (dosha’sını) ve herhangibir dengesizlik durumunda, dengesizliğin haberini veren belirtilerin kaynağını bularak, dengenin tekrar kurulması üzere geniş kapsamlı önerilerde bulunmaktır.


    Ayurveda insanı bir bütün olarak ele alır. Beden-ruh-ve zihin... Eğer bu bütünlük bozulursa, kendimizle barışıklığımız gider ve hastalıklar da böyle oluşur; Ayurveda bizi kendimizle barıştırma halidir. Ayurveda felsefesine göre; dünyadaki her şey 5 unsurun (element) kombinsyonuyla oluşmuştur. Bunlar: Boşluk-hava-su-ateş ve topraktır.

    [​IMG]

    Bu beş unsurun insan bedeninde, zihninde ve ruhunda var olduğuna inanılır: Boşluk = duyma hava = dokunma, ateş = görme, su =tat alma, toprak = koku.

    Bu bize beş duyu organımızı anımsatmaktadır. Eğer 5 duyu organımızdan birini yitirirsek denge kaybına uğradığımız herkes tarafından kabul görmektedir.

    Ayurvedik Yaşam Tarzı özetle bilincimizi yükselten, genel sağlık halimize olumlu ivme kazandıran, yaşlanmayı geciktiren, gıda seçimi, aromaterapi ve sportif aktivitelerimize yön verme gibi faydalarının yanısıra genel olarak yaşam kalitemizi yükselterek daha mutlu, daha huzurlu ve daha tatminkar olmamızı sağlayan etkileri barındırır.

    [​IMG]

    Bu açıklamadan anlaşıldığı üzere sadece hastalık iyileştirme sisteminden ibaret olmayan Ayurveda için ‘Önleyici Tıp’ (Preventive Medicine) ya da ‘Koruyucu Tıp’ terimleri de kullanılmaktadır. Ayurvedik yaklaşımı ve bilinci anlayıp tercihimizi kesinlikle bu verimli ve olumlu yaşam tarzına çevirmek eminim hepimizi daha olumlu, sağlıklı ve dirençli birer bireye dönüştürecektir. Özellik diyet çeşitleri üzerine yaptığım araştırmalar ve uyguladığım perhizler sonucu kesinlikle Ayurveda Diyet listesini öneriyorum. Biraz meşakatli biraz uzun süreli fakat diyet' e bağlı kaldığınızda ve doğru şekilde uyguladığınızda kesinlikle güzel sonuçlar alacağınızı garanti ederim...

    * Umarım toparladığım araştırmamı ve yazımı beğenmişsinizdir. Yorumlarınızı ve sorularınızı bekliyorum...

    Sevgiler Ö.B



    1. GÜN

    Sabah : 7:30

    1 bardak ılık su + 5- 6 damla limon + ½ tatlı kaşığı bal. Ayurvedik gıda takviyenizi ballı-limonlu su ile içip üzerine bir fincan sıcak su içiniz.

    Kahvaltı : 8:00 (20 -30 dakika sonra)

    1 dilim kızarmış kepek ekmeği +1 dilim az yağlı dil peyniri (mozarella-lor-çökelek ) + 2 adet hafif acı sivribiber + 4- 5 adet sıcak sudan geçirilmiş zeytin.

    Ara öğün :

    3 esmer kuru kayısı

    Öğle Yemeği : 13:00

    Tavuk ızgara (derisiz) + yeşil salata (marul, roka, tere, maydanoz gibi) +1 çay bardağı diyet yoğurt.

    İkindi : 15:00

    Meyve, yeşil elma 1 adet / armut 1 adet / kivi 1 adet / ayva 1/2 adet / greyfurt ½ adet veya 1 avuç hamimsi, sert, diri kütür kayısı / nektari / şeftali / çilek / vişne / erik / kiraz / mürdüm eriği gibi. 17:00: 3 ceviz içi 18:30: Ayurvedik gıda takviyenizi ılık su ile içip üzerine bir fincan sıcak su içiniz.

    Akşam Yemeği : 19:00

    Gece mayalı gıda yok (Yoğurt, peynir gibi) Güveçte etsiz domatesli türlü + yeşil salata + 2 dilim kepekli ekmek (Tercihen kızarmış)

    Gece : 21:00

    2 adet meyve

    NOT 1: Ayurvedik ilaçlar önerildi ise; yemeklerden 30 dk önce ılık bir su ile içilmeli ardından 1 fincan sıcak su içilmelidir.

    NOT 2: Belirtilen saatler öğünler için önerilen rutin saatlerdir.


    2. GÜN

    Sabah : 7:30

    1 bardak ılık ballı limonlu su, 20 -30 dakika sonra kahvaltı. Kahvaltı: 1 fincan diyet süt + 4- 5 kaşık sade yulaf ezmesi.

    Ara öğün :

    1 meyve (listeden sert-diri- kütür fazla şekerlenmemiş, çok soğuk yenmeyecek.)

    Öğle Yemeği : 13:00

    Soya kıymalı lahana kapuskası veya ıspanak - semizotu – taze fasulye + light yoğurt (yarım kase) + bol yeşil salata. İkindi: 15:00 1 meyve (listeden sert- diri- kütür fazla şekerlenmemiş, çok soğuk yenmeyecek). 17:00: 1 dilim kepek ekmeği + 2 tatlı kaşığı şekersiz marmelat.


    Akşam Yemeği : 19:00

    Balık Izgara (derisiz) + yeşil salata + sebze sote (brokoli, taze fasulye, ıspanak, kabak, bezelye, patlıcan, bürüksel lahanası.)

    Gece :

    1 adet meyve + 1 çay bardağı dolusu beyaz leblebi (tuzsuz)


    3. GÜN (Sulu Diyet 'e Başlangıç)

    Sabah : 7:30

    Ballı limonlu su, 20- 30 dakika sonra kahvaltı. Kahvaltı: Az şekerli (4- 5 kuru üzümle tatlandırmak daha uygundur) kabuk tarçınlı karanfilli elma kompostosu (kabuklarıyla beraber).

    Ara öğün :

    1 kase az şekerli komposto içilecek.

    Öğle Yemeği :

    1 kase sebze çorba ( az sıvı yağlı ) + 1 bardak ayran (light yoğurt ile). İkindi: 15:00 1 kase az şekerli komposto + 1 bardak ayran (light). 17:00: 1 kase az şekerli komposto.

    Akşam Yemeği : 19:00

    Etsiz sulu sebze yemeği veya çorba + 1 kase komposto.

    Gece : 1 kase az şekerli komposto.



    4. GÜN

    Sabah : 7:30

    Ballı limonlu su, 20- 30 dakika sonra kahvaltı. Kahvaltı: 1 dilim kızarmış kepek ekmeği + zeytin (5- 6 adet sıcak sudan geçirilmiş) + yeşillik + 2- 3 adet hafif acı sivri biber + 1 tatlı kaşığı diyet kuşburnu marmelatı.

    Ara öğün :

    3 esmer kuru kayısı + 4 kabuksuz badem.

    Öğle yemeği :

    Etsiz taze fasulye + cacık (bol dereotlu) – 4 kaşık light yoğurt ile + yeşil salata. İkindi: 15:00 1 adet meyve + 1 parmak dil peyniri. 17:00: 3 ceviz içi.

    Akşam yemeği : (Gece yoğurt ve peynir yok.) Balık ızgara (1 orta boy) yeşil salata + salatalık (kabuklu).

    Gece: 2 meyve.


    5. GÜN


    Sabah : 7:30

    Ballı limonlu su, 20- 30 dakika sonra kahvaltı. Kahvaltı: 2 dilim ince kepek ekmeği + 2 dilim dil peyniri + mozarella veya çorba kaşığı lor - çökelek + yeşillikten (tost yağsız).

    Ara öğün :

    3 esmer kuru kayısı. Öğle Yemeği: Omlet (3 yumurta beyazı + 1 yumurta sarısı ile yapılmış sebzeli taze soğanlı omlet), ıspanaklı, pazılı veya mevsim sebzeleriyle + maydanoz ve dereotlu + yeşil salata.

    Öğle yemeği: 15:00

    1 bardak ayran (light).

    17:00

    1 bardak greyfurt suyu veya 1 yeşil elma (kabuklu).

    Akşam yemeği : 19:00

    Mayalı gıda yok. Akşam Yemeği: Sebze yemeği (etsiz semizotu yemeği) + yeşil salata + 4- 5 kaşık kepekli makarna.

    Gece : 1 adet meyve.


    6. GÜN

    Sabah : 7:30

    Ballı limonlu su, 20- 30 dakika sonra kahvaltı. Kahvaltı: 2 adet meyveden meyve salatası, üzerine 2 tatlı kaşığı silme fındık rendesi + tarçın.

    Ara öğün :

    1 saat sonra 1 bardak ılık light süt.

    Öğle yemeği :

    Tavuk sote (mantarlı sebzeli) + yeşil salata + salatalık. İkindi: 15:00 1 bardak ayran + 1 meyve. 17:00: 3 esmer kuru kayısı.

    Akşam yemeği :

    Tek yufkadan kabaklı teflon tavada börek + yeşil salata.

    Gece :

    Yemekten 1,5 saat sonra 1 meyve.


    7.GÜN

    Sabah : 7:30

    Ballı limonlu su, 20- 30 dakika sonra kahvaltı. Kahvaltı: 2 dilim kepek ekmeği kızarmış + sıcak sudan geçirilmiş 6-7 adet zeytin + yeşillik + 3-4 adet yeşil sivri biber.

    Ara öğün :

    1 meyve.

    Öğle yemeği :

    Etsiz türlü yemeği + 1 kase light yoğurt + salata. İkindi: 15 :00 1 meyve 17:00: 1 dilim ekmek + 2 tatlı kaşığı marmelat.

    Akşam yemeği :

    Yoğurt ve peynir yok. Balık ızgara (1 orta boy) + yeşil salata + zeytinyağlı enginar + bakla veya kabak + taze fasulye (patates, havuç yok).

    Gece :


    2 adet meyve (biri kivi olacak).


    8. GÜN

    Sabah: 7:30

    Ballı limonlu su. Kahvaltı: 2 parmak yağsız light peynir + 2 dilim kepekli ekmek (tost yapılacak). Ara: 1 avuç sert çilek veya diri meyve.

    Öğle Yemeği :

    Zeytinyağlı barbunya (4- 5 kaşık) + 1 dilim kepekli ekmek + yeşil salata.

    Ara öğün : 15 :00

    1 adet yeşil elma. 17:00: 1 parmak light dil peynir.

    Akşam yemeği :

    1 kase mevsim sebzeleri ile yapılmış çorba + 2 - 3 kaşık kepekli makarna + yeşil salata.

    Gece :

    2 adet meyve.


    9. GÜN

    Sabah : 7:30

    Ballı limonlu su. Kahvaltı: 1 dilim kepekli ekmek + 1 dilim dil peyniri +3- 4 adet siyah zeytin. Ara: 1 bardak ayran + 2 esmer kuru kayısı.

    Öğle yemeği :

    Zeytinyağlı taze fasulye + 2 ince dilim ekmek + çoban salata.

    İkindi : 15 :00

    1/ 2 adet simit + bitki çayı. 17:00: 1 adet meyve.

    Akşam Yemeği :

    Izgara balık + roka - marul – semizotu salata.

    Gece :

    1 adet meyve.


    10.GÜN

    Sabah : 7:30

    Ballı limonlu su. Kahvaltı: 2 dilim kızarmış ekmek + 1 dilim dil peyniri, mozarella + 1 tatlı kaşığı diyet kuşburnu marmelatı.

    Ara öğün :

    1 adet meyve.

    Öğlen yemeği :

    Etsiz türlü +1 kase cacık + 1 dilim ekmek.

    Ara öğün :

    15 :00 1 bardak ayran. 17:00: 3 esmer kuru kayısı + 4 kabuksuz badem.

    Akşam yemeği :

    Tavuk şiş + sebze garnitür (bol kabaklı).

    Gece :

    2 adet meyve.
Önemli Uyarı : Site içi mesajlaşma kapsamında tüm mesajlar site botlarımız tarafından incelenmektedir. Sadece içerik paylaşım hizmeti veren diyetForum 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre yapılan tüm paylaşımlardan üyelerimiz kendi adlarına sorumludurlar. Ip Adresleri herzaman en ince ayrıntısına kadar tutulmakta ve gerektiğinde sadece TÜRKİYE CUMHURİYETİ ADALET BAKANLIĞI SAVCILIĞI ile paylaşılacaktır. DiyetForum içerikleri ile ilgili herhangi hukuksal şikayet veya hak sahibi haklarının ihlali durumunda Bu mail adresinden : bilgi@diyetforum.com iletişime geçebilir zarar gördüğünüz içeriğin kaldırılması için başvuruda bulunabilirsiniz. Tıbbi Sorumluluk Reddi ve Yasal Uyarı! DiyetForum.com sitesinin içeriği ziyaretçileri Sağlıklı Beslenme, Kilo alma, Kilo verme, Özel Diyetler ve Diyet Listeleri hakkında bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sistemimizde yer alan ve paylaşılan bilgiler hiç bir zaman hastalık ve/veya diğer sorunlara yönelik teşhis ve/veya tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır, bu bilgiler bir doktor tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Sitemizde yer alan bilgilerin uygulanması sonucu doğabilecek dolaylı ya da dolaysız hukuki, ahlaki, mesleki ve sağlık sorunları sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır, bu eylemlerden site ve site sahibi sorumlu tutulamaz. Tüm ziyaretçiler sayfaya girdikleri andan itibaren bu uyarıyı okumuş ve kabul etmiş sayılırlar.